yenigelinler

>Bende aşure yaptım :)))

Posted on: December 28, 2010

>Merhabalar hanımlar, bildiğiniz gibi geçen haftadan beri aşure yapılıyor. Bende ilk defa aşure yaptım bu sene ve komşularıma dağıttım. Aslında ben aşure yemiyorum bu nedenle yaparken sağolsun eşim her çağırdığımda gelip tadına baktı🙂 O yüzden benim aşurem eşimin damak tadına göre oldu ve tabi herkes beğendi🙂
Şimdi gelelim Aşure’ nin tarihçesine…… ( İnternette heryerde yazan bir bilgidir….)
Aşure Gününün Tarihçesi
Aşurenin dinsel niteliğine ilişkin halk arasın da söylentiler şunlardır;
– Yerlerin ve göklerin bu günde yaratıldığına inanılması
– Hz Yunus un balığın karnından çıkması
– Hz Eyyyub un hastalıklardan kurulması
– Hz İdris in göğe çıkması
– Hz Musa nın Kızıldeniz i geçmesi ve firavunlara helak olması,sonradan da kurtulması
– Hz İsa nın doğumu, Ölümden kurtulup diri olarak göğe çıkması
– Kıyametin bu gün kopacağına inanılması
– Hz. Âdem in tövbesinin kabul edildiği gün
– Hz İbrahim in ateşte yanmaktan kurtulduğu gün
– Hz Yakup un oğlu Yusuf a kavuştuğu gün
– Hz Nuh un gemisinin tufandan kurtulup suların çekildiğin de Cudi dağına oturduğu gün. Yine bu inanışa göre Hz.Nuh gemide kalan erzakların hepsini karıştırıp sulu bir yiyecek pişirilmesini söylemiş.Tufandan kurtulanlar da içtikleri bu tatlı çorba ile bayram etmişler.O günün anısına da bu tatlı çorbanın yapımına devam edilmiştir.
– Hz Hüseyin in Kerbela da Muharrem ayının onuncu günü şehit edilmesi ve onunla beraber burada ölenlerin hatırası , ruhları için pişirilip dağıtılır olmuş.
– Müslümanlar arasında aşure denen çorbanın pişirilip gelen misafire ikramı komşulara dağıtılması geleneği komşuluk ilişkilerini geliştirme , hayır işlemek, hediyeleşmek, gönül almak toplumsal birlikteliği devam ettirmek için güzel bir vesile olmuştur.

Trakya da inanışa göre;aşure tenceresinin kapağı 1,5 yasini şerif okunarak dua ile açılır.Kapak içine birikmiş buhar ile parmak ıslatılır, ev halkının gözlerine göz kapaklarına göz altlarına göz içlerine gelen kısımlara “besmele” ile hafifçe şifa niyetiyle sürülür.Aşure nin anlamını bilip ihlas la yemek kişiye şifa verir.
Besin değeri yüksek olan aşurenin bir pozisyonun da yaklaşık 500-600 kalori bulunmaktadır.Az miktarda malzemenin pişirilmesine rağmen çok bereketli olan arşenin bu özelliğini pişirince ;
“aşure can a can katar
pişirince bir köye yeter”

Aşık Muhlis Denizer’in mısraları sanırız çok iyi anlatmaktadır.
Aşure, bolluk ve bereketi çağrıştıran geleneksel bir tatlımızdır. Hem tadıyla hem de tarihiimizden gelen kültürü ile hepimizin çok sevdiği tatlılar listesini en başlarında yer alır.
Muharrem ayı aşure ayı olarak kabul edilir ve bu ayın 10uncu günü de aşure günü olarak kutlanır.
Tarihte anlatılanlar göre tufan sona erdiğinde Nuh’un Gemisi karaya oturur ve gemidekiler şükretmek için bir kutlama yaparlar. Yiyecekleri az kaldığı için gemide ne varsa bir araya getirerek bir çorba pişirirler. Böylelikle bizim günümüzde yaptığımız bu anlamlı ve nefis tatlı ortaya çıkar.

Gelelim tarife ben annemin tarifini yaptım….
Malzemeler  ( Bu malzemelerden 15 kase çıktı.)
-2 su bardağı buğday
-1 su bardağı kuru fasülye
-1 su bardağı nohut
-1 – 2 yemek kaşığı pirinç
-1 su bardağı kuru üzüm
-1 su bardağı kuru kayısı
-2 su bardağı şeker ( damak zevkinize göre artabilir veya azaltılabilir. )
-2 yemek kaşığı nişasta
– 1 adet elma
-1 – 2 bardak süt
– 5 – 6 adet karanfil ve 1-2 kabuk tarçın
Üzeri için : – 1 adet nar
                 – Fındık
                 – Kuru incir
                 – Dolmalık fıstık
                 – Fıstık
                 – Kuş üzümü
Yapılışı :  Aşure yapmaya 1 gün önceden başlanır. 1 gece önceden kuru fasülye, nohut ve buğday ıslanır. Ertesi  gün önce, kuru üzümler ve küçük küçük doğradığınız kayısılar ılık suda bekletilir sonra  ıslattığımız malzemeler ayrı ayrı olarak düdüklüde 15′ er dakika haşlanır. Daha sonra hepsini büyük bir tencereye koy üzerine çıkacak kadar su ekle ve kaynasın . Kaynadıktan sonra şekeri ekle karıştır. Bu arada isteğe bağlı olarak süt ekleyebilirsiniz. Ayrıca bir cezvenin içinde karanfil ve tarçını suyun içinde kaynatın su kaynadıktan sonra suyu süzüp aşure tencererisine ekleyin. Güzel bir aroma katıyor…  Tekrar kaynadıktan sonra pirinçleri ve küçük küçük doğradığınız elmaları ekleyin. Aşureniz kaynarken başından ayrılmayınki dibi tutmasın. Eğer kıvamını sulu bulursanız nişastayı suyla karıştırıp tencereye ekleyin. Kıvami biraz katılaşsın. Malzemeler iyice özdeştikten sonra ocağın altını kapatın, yarım saat dinlensin. Daha sonra kaselere bölün. Soğuduktan sonra içinizden geldiği gibi süsleyin.

Bunlarda komşulara dağıtılmak üzere hazırlandılar.

Afiyet olsun…..

Not: Eğer aşureyi ilk defa yapıyorsanız panik olmayın açıkçası ben bir an tereddüt geçirdim yaparmıyım yapamazmıyım diye ama gayet basit bir tatlı sadece biraz zaman alıyor o kadar.  Ayrıca Aşure ayında evlerde aşure yapılması iyi birşey. Tabiki aşureyi yaparken bol bol dua etmeyide unutmayın. Şimdiden Allah kabul etsin…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


    • yenigelinler: Bendeniz üretmeyi,öğrenmeyi,yeni şeyler yapmayı seven, işleyen demir ışıldar sözünü kendisine ilke edinmiş genç bir mühendisim. Blogumd
    • yenigelin :): >Nurancım teşekkür ederim :) Ya aslında tunus işi çok kolay hatta normal örgüden daha çabuk ilerliyor anlatiim dicem ama terimleri bilmiyo
    • Nuran Özalp: >şu tunus işi de baya güzel gösteriyor örneği. sık iğneden daha şık olmuş. ben bilmiyorum maalesef tunus işini. videodan da seyrettim a

    Categories

    %d bloggers like this: